|
SULAMA Hızla artan Dünya nüfusunun yiyecek
ve giyecek gereksinimlerinin karşılanmasında, modern tarım teknikleri yanında,
sulu tarım önemli bir ter tutmaktadır. Ancak , günümüzde nüfus ve sanayideki
artış ile birlikte içme, kullanma ve endüstriyel amaçlı su kullanıma da giderek
artmakta ve tarımsal kaynaklı su kullanımını ile büyük rekabet yaşanmaktadır.
Hatta bazı bölgelerde ve yıllarda yaşanan kirlilik ve kuraklık gibi nedenlerle
tarımsal amaçlı su kaynakları tamamen yok olabilmektedir. Sorunun çözümüme
yönelik ilk olarak tarımsal amaçlı kullanılan suyu bilinçli ve tekniğine uygun
olarak yapmak gerekir.
Genel anlamda sulama, optimum bitki gelişimi yönümden gereksinim duyulan ve
doğal yolla karşılanamayan suyun uygun zamanda ve miktarda, yapay yollarla bitki
kök bölgesine verilmesidir.
SULAMANIN YARARLARI
Gereksinim duyulan sulama suyunun bitki kök bölgesinde depolanması ile bitki su
ihtiyacının karşılanması, böylelikle de devamlı ve kararlı bir bitki
yetiştiriciliğinin yapılmasıdır.Bunun yanı sıra topraktaki fazla tuzun
yıkanmasını sağlar, mevcut taban taşını yumuşatır, toprak ve bitki civarındaki
havayı serinletir ve özellikle ticari gübreler su ile birlikte toprağa verilir
ZEYTİNDE SULAMA
Sulamanın zeytincilikte çok eskiden beri uygulanan ve etkinliği şüphe
götürmeyecek bir kültürel işlem olduğu ve bu konuda yapılan araştırmalardan elde
edilen bulgulara göre, günümüzde zeytin sulamasının ekonomik olmayacağı
görüşünün de artık terk edildiği gerçektir. Nitekim, ülkemizin zeytin
yetiştirilen bölgelerinde yapılan gözlemlere göre de kurak geçen yaz aylarında
düşen yağışların istenileninden az olması sebebiyle birkaç uygulanan sulamanın ,
sulanmayan koşullara oranla verimde büyük bir artışın olduğu gözlenmiştir. Öte
yandan, zeytinde iyi ve düzenli bir sulama programı uygulanması sonucu elde
edilecek yararlar yıldan yıla kendini gösterecektir ve aynı zamanda ağaçların
üretken ve sağlıklı kalmasını sağladığı, yetersiz bir sulamanın ise verim
düşüklüğüne, kalitede bozulmaya ve ağaçları bodurlaştırdığı belirlenmiştir.
İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
Zeytin kışları ılık ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçen iklim
koşullarında yetişebilen tipik Akdeniz bitkisidir. Yaklaşık olarak 2 ay kadar
süren dinlenme periyodu içinde 10C den daha düşük hava sıcaklıkları çiçek
tomurcuklarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Bazı zeytin çeşitleri kış
mevsimimde sıcaklığın daha düşük olduğu bölgelere adapte olmuştur ancak, bu
koşullar altında çiçeklenmenin azaldığı gözlenmiştir. Zeytin, dinlenme periyodu
boyunca 6C ye kadar olan kısa süreli donlara dayanlıklı olmakla birlikte,
bitkinin meyve oluşumu sırasında aşamasında meydana gelebilecek donlar özellikle
yağlık çeşitleri etkilemektedir. Yüksek hava sıcaklıkları ve kuru rüzgar meyve
tutum yüzdesinin azalmasına, genç meyvelerinin dökülmesine ve ağaçta kalanların
ise kuruyarak büzülmesine neden olmaktadır.
Zeytin derin, hava kapasitesi yüksek ve drenajı iyi olmak koşuluyla, verimliliği
düşük topraklarda bile ürün vermektedir. Suyla doygun toprak koşullarında ise
oksijen eksikliği ve mantari hastalıkların artması söz konusudur
SU GEREKSİNİMİ
Zeytin hep yeşil bir bitki olduğundan, bütün yıl boyunca su tüketir. Zeytin
genellikle yıllık yağışı 400-600 mm dir. Yüksek verim için 600-800 mm lik yağışa
ihtiyaç vardır.
Zeytinin su gereksinimine en çok duyduğu zaman yaz aylarıdır. Yaz aylarında
gereksinim duyduğu ve bu gereksinim iklim, çeşit, fizyolojik koşullar (toprak
kliması) ve plantasyon durumuna (özelikle ağaç sıklığı ve budama )bağlı olarak
değişiklik gösterdiği vurgulanmaktadır.
Zeytin yetiştirilen ülkelerde çeşitli araştırıcılar tarafından su tüketimi
belirlemek amacıyla potansiyel evapotranspirasyon baz alınarak yapılan
araştırmalar, zeytinde aktüel evapotranspirasyon potansiyel evapotranspirasyon
%60-70’i civarında olduğunu ortaya koymuştur.
Zeytinin su gereksinimi; gelişmenin başlangıcı ve somak oluşumunda 186 mm,
çiçeklenme aşamasında 50 mm, meyvelerin büyüme aşamasında 378 mm, meyvelerin
olgunlaşma aşamasında ise 150 mm olmak üzere, toplam 764 mm olarak saptanmıştır.
SU VERİM İLİŞKİSİ
Yarı tropik iklim
koşullarında kış aylarında yararlanarak yetiştirilen zeytinin gelişme periyodu
içinde yapılması gereken kültürel işlemlerin uygulanma zamanlarını da içeren
yıllık gelişim döngüsü şekil 1’de görülmektedir.Şekil:1
Kuzey yarım küresinde Yarı tropik İklim Koşullarında Kış Yağışlarından
Yararlanarak Yetiştirilen Zeytinin Yıllık Gelişim Döngüsüdür.
ZEYTİN AĞACININ ÜRETİMİ VE BÜYÜMESİ ÜZERİNE
SU STRESİNİN ETKİLERİ
|
Fenolojik Olay |
Dönemi |
Su Stresinin Etkisi |
|
Sürgün büyümesi |
Genelde kışın geç
döneminde yaz başlangıcında ve sonbahara kadar |
Sürgün büyümesini
azaltır.
|
|
Çiçek tomurcuğunun oluşumu |
Şubat-nisan |
Çiçek tomurcuğu azalır. |
|
Çiçeklenme |
Nisan-mayıs |
Çiçeklenmesi
tamamlanamazı |
|
Meyve tutumu |
Mayıs-haziran |
Düşük meyve tutumu,
periyodisitenin artması |
|
Meyve büyümesi |
Haziran temmuz |
Hücre bölünmesi
azaldığı için meyve hacminin küçülmesi |
|
Meyve genişlemesi |
Ağustos-hasat |
Hücre uzamasının
azalmasına ve meyvenin küçülmesi |
|
Yağ
birikimi |
Eylül-hasat |
Meyvede yağ içeriğinin
azalması |
Yarı tropik bölgelerde zeytinin kök bölgesinde kış yağışlarından ötürü
depolanmış durumunda bulunan su, genellikle yaz mevsiminin büyük bir bölümünde
bitki için yeterli olabilmektedir.. ancak, yüksek verim için,bitkinin çekirdek
sertleşmesi aşamasından başlayarak meyve oluşumu aşamasının sonuna kadar olan
periyot içinde suya gereksinim vardır. Meyve oluşumu aşamasında toprakta yeteri
kadar suyun bulunması meyve büyüklüğünü ve et/çekirdek oranı artmakta, buna
karşılık renk değişiminin gecikmesine ve olgunlaşma periyounun uzamasına neden
olmaktadır. Yağlık çeşitlere oramla et/çekirdek oranının daha yüksek olması
istenen sofralık zeytinlerde bitkinin meyve oluşumu aşamasında daha fazla suya
gereksinimi vardır.
Kış yağışlarının yetersiz olduğu yarı tropik iklim koşullarında zeytinin
çiçeklenme aşamasında da suya gereksinim vardır. Söz konusu gelişim aşamasında
topraktaki su eksikliği çiçek ve meyve dökümünün artmasına neden olabilir. Bunun
için, çiçeklenme aşamasında sulamanın azot alınımını kolaylaştırması nedeniyle,
bu gelişim aşamasının başlangıcında sulama yapılması önerilmektedir, yani
zeytinin suya en duyarlı olduğu zaman çiçeklenme ve çekirdek sertleşmesi
aşamalarıdır. Nitekim yapılan çalışmalar bunları desteklemektedir.
Zeytinin aktif gelişme periyodu boyunca uygulanan yeterli bir sulama programı
periyodisiteyi azaltma eğilimindedir. İlkbahar mevsiminde topraktaki su
eksikliği aktif gelişmeyi olumsuz yönde etkilemekte ve o yılın yanında belki de
gelecek yılın ürün miktarında bir azalmaya neden olmaktadır.
Aşırı miktarda su uygulamasıyla meydana gelen toprak ıslaklığı ve dolasıyla
yetersiz havalanma köklerin çürümesine ve bunun sonucu olarak topraktan yeterli
miktarda su alınamamasına, ayrıca sık yapraklanmaya, kısa boylu ve ensiz
yaprakların oluşmasına neden olur ki, bütün bu olumsuz etkiler verim ve kaliteyi
düşürür.
Sulama suyunun kıt olduğu koşullarda, daha küçük bir ekim alanının su
gereksinimini en üst düzeyde karşılamak yerine, kısıtlı su uygulamasına
gidilerek su kaynağını daha geniş bir alandaki bitkilerin sulanmasına yöneltmek
ve böylece toplam üretimi artırmak tercih edilmelidir.
KÖK GELİŞİMİ VE SU ALIMI
Zeytin ağaçlarının kök sistemi dikimden 3-4 yıl sonra saçak şeklini alır ve
zamanla giderek gelişme gösterir. Hava kapasitesi düşük ağır bünyeli topraklarda
toprak yüzeyine yakın yerlerde kökler , hafif bünyeli topraklarda daha
derinlerde bulunur. Yan kökler 12 m uzaklığa kadar gidebilir. Böylece ağaçlar
besin elementleri ve su kullanımı yönünden büyük bir toprak hacminden
yararlanır. Kökler toprak profilinin 0,8-1,0 m derinliliğinde bulunmasına
karşın,1.2-1.7 m derinliğine kadar olan toprak suyunu alabilmektedir.
SULAMA PROGRAMI
Kış yağışlarının 500 mm civarında olduğu zeytinlik yörelerde sulamalar, çekirdek
sertleşmesi aşamasında ve bu aşamadan sonra olmak üzere 2 kez uygulanır. Kış
yağışlarının yetersiz olduğu durumlarda ise sulamalar erken ilkbaharda çiçek
tomurcuğu farklılaşma aşamasında, erken yazda çiçeklenme aşaması başlangıcında
ve özellikle çekirdek sertleşmeye başladığı meyve oluşum aşamasında olmak üzere
3 kez yapılacağı gibi, keza bir şekilde a)çiçeklenmeden2-3 hafta önce,
b)meyveler normal büyüklüklerinin 1/3 üne ulaştığında ve c) meyveler tam iriliği
aldığında da yapılabilir.
VERİM VE KALİTE
Sulanan zeytin ağaçlarının meyveleri yüksek oranda yağ içeriği düzeyine,
sulanmayanlarınkine oranla daha fazla zaman süresi içinde ulaşırlar. Keza ,
sulanan ağaçların meyvelerinde yeşilden siyaha dönüm sulanmayanlarınkine oranla
daha çok zaman alır. Sulanmayan ağaçlardaki taze meyvelerin yüzde yağ içeriği
değerleri sulananlara oranla daha yüksek olma eğilimdedir, fakat kuru madde
yüzdesi olarak yağ içeriği değerlerinde az bir farklılığın olduğu
belirtilmektedir. Aslında, sulamanın yüzde yağ içeriğine olan etkisi üzerinde
kesin bir şey söylememekte ve bu konuda bazı araştırıcılar yağ yüzdesini
düşürdüğünü, bazıları yükselttiğini, bazıları yağ oranının belirgin bir
parametre olmadığını vurgulamaktadır. Konu hakkında araştırmalar devam
etmektedir. Sulu koşullarda iyi bir ticari verim ağaç başına ortalama 50-65 kg
olmakla birlikte 100 kg’a kadar çıkabilmektedir.
ZEYTİN AĞAÇLARINI KURAKLIKTAN KORUMAK İÇİN
1-Toprak işleme derin yapılmamalı
2-İlkbaharda ağaçların altında yabancı otlar toplanmalı
3-Tek yönlü gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
4-Kurak sorun olduğu yerlerde ağaçlar alttan taçlandırılmalıdır.
5-Budama ile gereksiz dallar kesilerek ağaçtan uzaklaştırılmalıdır.
6-Kesinlikle ara ziraatı yapılmamalıdır.
7-Yeşil gübre olarak bitkiler erkenden sürülerek toprağa verilmelidir.
SULAMA ZAMANININ BELİRLENMESİ
1-Bitkilerin görünüşüne göre sulama zamanının belirlenmesi
a)yaprakların pörsümesi
b)yaprakların solması
c)gelişmenin yavaşlaması
2-Toprak neminin çeşitli yöntemlerle belirlenmesi
a)Gravimetrik metot
b)Bouyoucus alçı blokları
c)Tansiyometre ile
d)Nötron metre ile
e)His yöntemi ile
ZEYTİNİN SULANMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER
Sulama yöntemi deyimi kaynaktan tarla parseline kadar getirilen suyun bitki kök
bölgesine veriliş biçimini tanımlar. Sulama suyunun toprağa verilmesinde
kullanılan belli başlı yöntemler,yüzey, basınçlı, ve sızdırma sulama yöntemleri
olmak üzere üç grupta toplanabilir.
SALMA SULAMA : Salma sulama yönteminde tarla
başı kanallarından saptırılan su meyve bahçesine rasgele yayılmaya bırakılır.
İstenen miktarda su kök bölgesine sızıncaya kadar arazi yüzeyinde su
bulundurulur. Salma sulama yönteminin başarılı olması için arazi yüzeyinin çok
düzgün ve sulama doğrultusunda dik yönde eğimsiz olması gerekir. Bu nedenle
bazen hafif tesviye gerekir. Salma sulama yönteminin belli başlı tek avantajı,
ilk yatırım masrafının çok düşük olmalıdır ve genelde sık dikilen bitkilerde
kullanılır
KARIK SULAMA : Genellikle bütün sıra bitkileri.sebzeler ve meyve bahçelerinde
,bağlar, çilek ve benzeri bitkilerde kullanılır. Çok hafif bünyeli topraklar
dışında bütün sulanabilir topraklarda kullanılır. Sulanacak araziler daha
önceden yeknesak bir eğimle tesviye edilmelidir. Karık sulamada erozyon
oluşturmayacak şekilde eğim oluşturmalıdır en ideal eğim %0.2-2 arasındadır.
Sulama mevsimi sonunda bozulmalıdır.
ÇANAK USULÜ SULAMA : Özellikle fidanlar için uygundur,çanak izdüşümü kadar su
verilir. Ağaç büyüdükçe açılan çukurlarda büyütülür.sulama mevsimi sonunda
bozulmalıdır.
YAĞMURLAMA SULAMA : Yağmurlama sulama yönteminden
su arazi yüzeyine yerleştirilen belirli aralıklarla yerleştirilen yağmurlama
başlıklarından, belirli basınç altında püskürtülerek atmosfere, buradan da
toprağa verilir.
Yağmurlar Sulama Yönteminin Üstünlükleri
1- Düzgün olmayan tarım alanlarında tesviyeye gerek yoktur.
2- Taban suyunu yükseltmeden kontrollü sulama yapılır.
3- Suyun kıt olduğu durumlarda sudan daha çok yararlanılır.
4- Ekim alanını artırabiliriz.
5- Ticari gübreler sulama suyu ile verilir.
6- Bazı meyve, sebze bahçelerinde dondan koruyabilir.
7- Su alma hızı yüksek hafif bünyeli topraklarda yüksek sulama randımanı sağlar
Yağmurlama sulama yönteminin uygulamasını kısıtlayan etmenler
1- Yağmurlama sistemlerinin birim alana düşen tesis masrafı yüksektir.
2- Sürekli enerji kullanmak gerektirdiği için işletme masrafı yüksektir.
3- Rüzgar suyu dağılımını olumsuz etkiler.
4- Bitkilerin tozlaşma döneminde zararlı olabilir
5- Bitki yaprakları ıslatıldığından bazı bitki hastalıkları yayılma eğilme
eğilimi gösterir.
DAMLA SULAMA SİSTEMLERİ
Damla sulama yönteminde arındırılmış su, düşük basınçlı bir boru sistemiyle
damlatıcılarda boru şebekesinde basınç azaltılarak suyun toprak yüzeyine düşük
debi ile damlalar biçiminde verilmesi sağlanır. Su damlatıcılardan çıktıktan
sonra, toprakta doğal olarak yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile
hareket eder. Bu nedenle her bir damlatıcının ıslattığı alan suyun topraktaki
yatay hareketi ile sınırlı kalır.
Bu yöntemde temel ilke, bitkinin günlük olarak kullandığı suyu, isterse bitki
besin maddeleri ile birlikte, bitkide aşırı bir su isteği yaratmadan vermektir.
Her sulama az su uygulanarak sık aralıklarla sulama yapılır. İşletme basıncı 1
atm civarında ve damlatıcı debileri ise 2-16 L/h arasındadır.
DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ
1- Kısıtlı su kaynağı veya fiyatının yüksek olduğu durumlarda su tasarrufu ve
sulama randımanı sağlar
2- İş saatinde indirim sağlar.
3- Ürünün istenilen miktar ve kaliteye ulaşması için ve kontrollü su temini
4- Bitki besin maddeleri sulama suyu ile birlikte verilir ve dolasıyla
gübrelerden en üst düzeyde yararlanılır.
5- Tuzlu topraklarda yada tuz oranı yüksek sulama suyuyla emniyetli bir sulama
yapılır.
6- Bitki hastalık ve zararlıların gelişmesi önlenir.
7- Sulamanın yanında drenaj sistemine gerek yoktur.
8- Eğimli arazilerde tesviyeye gerek duymaz. Rüzgar etkili değildir.
DAMLA SULAMA SİSTEMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

1- Kimyasal, organik ve mekanik birikintiler nedeniyle damlatıcıların tıkanması
2- Yönetim kullanılacağı ideal süre ,damla frekansı ,iklimin fonksiyonu olarak
her bitkiye iletilen su miktarı ,toprak ,ürünün çeşidi vb. gibi faktörlerle
belirsizlik ve kontrol sorunları
3- Geleneksel ürün bakımı ve hasat çalışmalarının toprağın yüzeyine serilen
borular nedeniyle engellenmesi
4- Özellikle yıllık ürün yetiştirilmesinde damlatıcıların sık sık kontrol
edilmesi gerektiğinde tasarruf edilen çalışma zamanı tahmin edilenden azdır
5- Özelikle hafif topraklarda meyve ağaçlarının sulanmasında ,damlatıcı
tarafından ıslatılan kök bölgesi alanı yeterince geniş değildir. Bu durumda ,her
ağaç için orantısız şekilde daha fazla sayıda damlatıcı ve daha fazla metrajda
boru gerekecektir ,bu da başında yüksek olan yatırım masraflarını daha da
yükseltecektir.
6- Tuzlu sularda yapılan sulamalarda yüzeyde su biriktirmesi olacağından,yıkama
amacıyla yağmurlama sulama veya yüzey sulama uygulamalarına gerek duyulur.
SIZDIRMA SULAMA YÖNTEMİ
Sızdırma sulamada su, bitki
kök bölgesine toprak altında sızdırılarak verilir. Bu amaçla taban suyunu taban
suyunu kontrol etmek için belirli aralıklarla derin tarla hendeklerinden
yararlanılır veya toprak altına düşük basınç altında çalışan delikli(geçirgen)
boru hatları yerleştirilir.
Sistemde çok sayıda gömülü boru hattına ihtiyaç olduğundan ilk yatırım masrafı
yüksektir. Ayrıca boru hattının tıkanması da önemli bir sorun çıkarmaktadır.
Bunlardan dolayı uygulanan yöntem değildir.
|