HASAT
Tüm zeytinci ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de
zeytin üretim masrafları içerisinde hasat masrafları halen en yüksek paya
sahiptir. Bu nedenle hasat, zeytin yetiştiriciliğindeki en önemli sorunlardan
biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
1.1. Ülkemiz zeytin yetiştiriciliğinin bazı önemli
özellikleri:
Ülkemiz, alan ve ağaç sayısı bakımından, dünyada zeytin yetiştiriciliği yapan
ülkeler arasında dördüncü sırada yer almaktadır.
Türkiye’nin toplam tarım alanlarının %3’ünü zeytinlikler oluşturmaktadır.
Bu zeytinlik alanların % 81’i meyilli ve yamaç, % 19’u ise düz arazilerde yer
almaktadır.
Ortalama plantasyon yoğunluğu 100 ağaç /ha'dır.
Plantasyonlardaki ağaçların % 25’i yaşlı veya verimden düşmüş ağaçlardır.
1.2. Yetiştiricilikte ve Hasatta İşgücü Kullanımı
Ege Bölgesinde, kır ve taban arazideki zeytin yetiştiriciliğinde , çeşitli
işlemlere ilişkin insan işgücü gereksinimi ve bunun toplam işgücü gereksinimi
içerisindeki payı aşağıdaki çizelge1'de gösterilmiştir.
Çizelge
1. Ege Bölgesinde Kır ve Taban Arazideki Zeytin Yetiştiriciliğinde İnsan İşgücü
Gereksinimi ve Toplam İşgücü Gereksinimi İçindeki Payları (%) (Can demir,1990)

2. EN UYGUN HASAT ZAMANININ BELİRLENMESİ
2.1. Zeytinin Değerlendirme Şekli ve Hasat Zamanı
Optimum hasat zamanı, zeytinin değerlendirme amacına göre farklılıklar gösterir.
Buna göre genel olarak zeytinin değerlendirme şekli ve hasat zamanı şöyledir:

2.2. Hasatta Olgunluk Kriterleri
Yeşil Sofralık :
Renk sarımsı yeşile döner
Taneler normal iriliğe erişir.
Doku sertliğini biraz kaybetmiştir.
Siyah Sofralık :
Çeşide has olgunluk rengini almıştır.
Kararma kabuktan meyve etine geçmiştir.
Taneler normal iriliğe erişmiştir.
Yağlık :
Ağaçta yeşil meyve kalmamıştır.
Tüm meyveler karardığında yağ oranı maksimumdur.
Kabuk etten kolayca ayrılır.
Meyve iki parmak arasında sıkıldığında çekirdek kolayca ayerılır ve sap
çukurundan meyve suyu çıkar.
3. GELENEKSEL HASAT YÖNTEMLERİ
Hasat yöntemleri , bölge halkının sosyo-ekonomik koşulları, çeşit özellikleri,
ağaç ölçüleri gibi faktörlere bağlı olarak farklılıklar gösterir. Mevcut
uygulamalar genel olarak üçe ayrılır.
3.1 Yerden Toplama : Bu yöntemde; fizyolojik olarak olgunlaşan ve ağaç
dibine dökülen zeytinler yerden elle toplanır. Bu yöntemle toplanan zeytinlerin
sofralık değerleri düşüktür, daha ziyade yağa işlenirler. Fakat yağa bile
işlense, yere düşerken oluşan yara bere ve çizikler yağın kalitesini
düşürmektedir.
3.2 Doğrudan Ağaç Üzerinden Toplama : Kalite açısından hemen hemen en iyi
toplama şeklidir. Olgunlaşan zeytinler elle sıyrılarak toplanır. Bu şekilde
toplanan zeytinler hem sofralık hem yağlık olarak değerlendirme açısından kalite
özelliklerini korurlar.
3.3 Sırıkla Silkerek Toplama : Bu yöntemde, olgunlaşan zeytinler sırıklar
vasıtasıyla çırpılarak dökülür ve toplanır. Çevremizde görülen en yaygın hasat
yöntemidir. Fakat hasat sırasında meyvenin ve ağacın göreceği zararlanma dan
ötürü tavsiye edilmemektedir.
3.3 Geleneksel Hasat Yöntemlerinde Karşılaşılan Problemler
Meyvedeki Zararlanma : Hasat sırasında vurma, çarpma ve darbelerden dolayı
meyvede oluşan yaralanmalar, kayıplar.
Vejetatif Organlardaki zararlanma : Yine özellikle sırıklama ile
hasatta dal, filiz ve gözlerde meydana gelen hasarlar ile bir sonraki yılın
verimi negatif yönde etkilenmektedir. Periyodisite daha sert bir şekilde
görülmektedir. Ayrıca çeşitli hastalıklar bir ağaçtan diğerine bulaşmaktadır.
İşgücü Teminindeki Zorluklar ve Maliyet : Kısa bir zaman dilimine
sıkıştırılması gereken yoğun işçilik faaliyetlerinin hem maliyeti yüksek olmakta
hem de işgücü temini zorlaşmaktadır.
4. ZEYTİN HASADININ MEKANİZASYONU
4.1. Mekanik Hasatta Kullanılan Küçük Alet ve Makineler
Mekanik aletler : Esası bir süpürge ve tırmıktan ibaret olup, yerdeki zeytinleri
toplayacak şekilde tertiplenmiştir. Değişik şekillerde dizayn edilenleri
mevcuttur.
Havalı Cihazlar : Bunlar ağacın dibindeki zeytinle beraber, aynı yoğunlukta ve
daha aşağı yoğunluktaki parçaları emebilen, aspiratörlerdir. Bazıları meyveleri
doğrudan ağaç üzerinden emerek toplayabilmektedir.
Basit Çekme Aletleri : Bunlar el ile kullanılan taraklardır. Kullanımları
yorucudur. Fakat bu aletler küçük boylu ağaçlardan oluşan işletmelerde yararlı
olmaktadır.
Hareketli Aletler :
Elde veya sırtta taşınabilir dal sarsıcıları
Pnömatik (Hava Kompresörlü) çırpıcılar.
Elektrik enerjisi ile çalışan sıyırıcılar.
Yukarıda bahsedilen tüm bu aletlerin etkinlikleri zayıf olmakla beraber, büyük
makinelerin ulaşamadığı geleneksel zeytin bölgeleri için düşünülebilir.
4.2. Büyük Makineler
Traktöre takılır Tipte Gövde ve Ana Dal Sarsıcıları :
Bu makinelerde iki türlü sarsma hareketi vardır :
Tek yönlü sarsma hareketi
Çok yönlü sarsma hareketi
Tam Teçhizatlı Hasat Makineleri :
Mekanik hasadı gerçekleştirmek üzere üretilen makineler kullanıldıkça, hasatta
insanın rolü gittikçe daha da azalmaktadır. Tam bir mekanizasyona ancak bir kişi
tarafından sevk edilebilen, kullanılabilen ve zeytinleri toplayabilen bir makine
ile erişilebilir.
Bu makineler çok şematik olarak şöyledirler ; bir sarsıcı , yönlendirilebilen
bir kol üzerinde yer almıştır. Toplayıcı bir traktörün önüne monte edilmiş ters
bir şemsiye biçiminde ağaç gövdesi etrafına yerleştirilmiştir. Düşürülen
meyveler, havalı bir kanalla traktörün arkasındaki bir kaba aktarılır. Makine
tek bir kişi tarafından yönetilir.
4.3 Çeşitli Hasat Yöntemlerinin Karşılaştırılması
Çalışma koşullarının zorlu, işgücünün pahalı ve temininin güç olması, ayrıca
elde edilen ürünün kalitesi ve ağaç üzerinde olumsuz etkileri nedeniyle klasik
hasat yöntemlerinin zeytinciliğin bu günkü ihtiyaçlarına yeteri kadar cevap
vermediği görülmektedir
|